An itibari ile otobuse bindim,okuldan eve donuyorum.Bugun giderkende donerkende yanima sisman insanlar oturdu ve ben sisman erkeklerden hic hic hazetmiyorum!
Mustakbel kocam,sende babam gibi ince bacaklara sahipsin degil mi:)Findik gibide toton vardir,yerim seniiii:*

Nasil iyi bir es olunur?

Bu konu ile ilgili sonradan daha duygusal,daha icerikli bir yazi yazacagimi dusunuyorum.Bugunki duygularimi unutmamak adina kisa bir iki sey yazayim istedim.
Yeni calismaya basladigim bu yerde insanlarin hepsi kanatsiz birer melek gibi.Burada huzur,kibarlik,sakinlik,yardimlasma ve sonsuz guler yuz var.Herkes mutlu,yardimsever…
Bugunun kandil oldugunu bagli oldugum Kariyer ve insan Gucu Yonetimi dep.yoneticimizin esinden ogrendim.Esinin rahatsizligi icin Amerika’lardan buldugu ozel diyetisyene gideceklermis.Cikarken hepimizin kandilini kutladi.
Asklari dillere destanmis…Karisina boyle bakan bir adam istiyorum bende

Kendime itiraflara basliyorum

Club a sevgilim yokken gitmek eziyetmis.Mesela gecen 2 gecede disaridaydim ama cok eglenmedim.Istiyorum ki yanimda beni koruyup kollayan,guclu kollariyla saran bir sevgilim olsun.Oyyy askim benim deyip deyip opeyim onu,tabiiki oda aynen beni.
Mustakbel kocam,simdi sen bunlari okuyorsun ya yine beni opsene bi taneee:)

oohhhbaby:

strawberry baby cakes with vanilla buttercream frosting


Yummmyyyy

MY DEAR FUTURE HUSBAND :)

Aşkııımmm :)

Sen ilk başlarda beni hiiç yemek yapamayan elinden bir iş gelmeyen biri sandın değil mi? :) Muhtemelen yanıldığını sana kanıtladım.

Hayatının bundan sonrası benimle geçeceği için sana her pazar ve içimden geldikçe rengarenk muffin ler yapacağım.Her hafta birgün mutlaka kekli börekli bir günümüz olacak.Senin için hiçbir şey hazırlamaktan üşenmeyeceğim.Çünkü seninle o kadar mutluyum ki,hiçbir şey gözümde değil :*

Evleneceğim adam

Merhaba müstakbel kocam :)

Şimdi yanımdasın ve bu yazımı beraber okuyoruz.Sen fark etmesen de ben nefes almayı unuttuğum anlardan birini yaşıyorum şu an:) Merak ediyorum çünkü, beğenecek misin bu yazıyı?Beni bir kat daha fazla sevecek misin?Ya da kaç sene olmuş ben bu yazıyı yazalı acaba:) Bunun gibi bir çok soru dönerken aklımda emin olduğum tek bir şey var: Eğer ben seninle bir ömüre evet demişsem, eminim 2miz birbirimize çok aşığız ve inanılmaz bir kimyamız var.Günlerimiz kahkahalarımızla doluyor değil mi?Bir araya geldiğimizde masalarda karşılıklı oturamıyor,sürekli bir eşyler anlatmak derdine düşüyoruz.En konuşulmayacak anlarda sessizliği paylaşıyoruz.Ama o anlarda bile sarmaş dolaşız ya da benim bacaklarım senin kucağında değil mi?Yorulmuyorsun ama,beni sevmekten senin tepende gezinmemden yorulmuyorsun.Aksine sende benim gibi düşünüyorsun:”onsuz hayatım ne kadar boşmuş,ona kadar yaşadıklarım ne kadar anlamsızmış,çektiğim acılar,döktüğüm göz yaşlarım ne kadar saçmaymış!”Unutma sevgilim,bizi birbirimiz için perfect match yapan şeyler geçmişte yaşadıklarımız.Zaten sen de süper mantıklı bir adam olduğun için-çünkü duyguların sadece ben ve miniklerimiz için çalışacak :)-aynen benim gibi düşündüğüne eminim.Bu arada perfect match terimini kullanmamdan şikayet etmeyeceğine eminim çünkü malum çalışma hayatında olan insanlar olarak böyle şeylere çok açığız,zaten sen benim herşeyime açıksın :) Bende senin…


Bir dakika sevgilim,birtanecik annem yemeğe çağırıyor,eminim sende onu çok seviyorsun :)

Şimdi sen beni böyle fit görüyorsun ya,ben aslında bu yazıyı yazarken 57kg um.Kan grubuma göre besleniyorum ve işten ayrıldığım için kendimi spora verdim.Yani bu fit görüntüme sahip olmam bayağı sancılı oldu aşkım:)Bana dönüp sahi o gün yemekte ne yemiştin dememen için şimdiden söylüyorum:Yoğurtlu Közlenmiş patlıcan,havuç,marul ve turp yedim.

Dünyanın en mutlu insanı benim seninleyken.Sen benim hayatıma kaybettiğim neşemi,kahkahalarımı getirdin.Sana sonsuz güveniyorum ve her sabah ilk günkü gibi aşkla öperek uyandıracağıma söz veriyorum.Gözüm senden başka birşey görmüyor,sanki tüm dünyam senden ibaret!Etrafımızdaki tüm insanlar 2miz için çook mutlu çünkü “biz”mutluluğum semboluyuz.Allah’a hergün dua ediyorum seni bana verdiği için.

Hayalini kurduğumuz düğün bembeyaz olacak:)Çünkü biricik aşkın hep bunun hayalini kurdu.Erik ağaçlarının çiçekleri bembeyaz açıldığında evleneceğiz değil mi?İlkbahar üğünü olacak bizimkisi çünkü en sevdiğimiz mevsim.Sonra balayımız…İspanya’ya gideceğimizi düşünüyorum,ama farketmez…Sen benim olda,benimle olda…

Bu arada balayından dönünce,duyduğumda kalbimi yerinden çıkmasına sebep olacak kadar hızlı attıran ismini balayı dönüşünde enseme yazdıracağım,aaa yoksa sende benim adımı mı yazdıracaksın:)

Kaç sene olmuş ben bu yazıyı yazalı benim prensim?

Haydi şimdi kalk dondurma yemeye gidelim:)

Sana çok aşığım be adam!

Müstakbel karınızı aşkla öpebilirsiniz:)

DUA

Allah’ım,

Bana gitme gücü verdiğin için, içimi aydınlattığın, kafamı berraklaştırdığın için sana şükürler olsun Rabbim!

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün 
Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…

Yemek yerken üstümü kirletirsem… üzerimi değiştirecek gücüm yoksa.
Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla…

Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme beni dinle.

Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.

Banyo yapmak istemediğimde;

Beni utandırma yada azarlama…

Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla…

Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen… bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…

Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı… eğer hatırlayamazsam, sinirlenme… çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.

Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim…

İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi… yaşamı göğüslemeyi…

Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.

Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde…

… bana elini ver…

Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.

Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi…

kızma… Birgün anlayacaksın…

yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,

Bir gün şunu anlayacaksın:



hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve

senin yolunu hazırlamaya çalıştım

Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın yada güçsüz hissetme kendini.

Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.

Yürümeme yardımcı ol… ve yolumu sabır ile, sevgi ile bitirmeme….



Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.

Seni çok seviyorum oğlum/kızım….
Ve hep seveceğim…

buda mutfağımıza:)

buda mutfağımıza:)

‎”Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım.. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim.. Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..

Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah’a şükredin..
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.. Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz..”